ÇOCUKLUĞUMDAN....

Bu yazıyı yazmak için çocukluğumu, çoook eskileri düşünüyorum. Ne güzel, ne mutlu bir çocukluk geçirmişim ben. Şanslıyım.
Bahçe oynamak, komşulara gidip gelmek, alt katta, karşıda en yakın arkadaşlarının oturması, yazın ayrı kışın ayrı harika bir arkadaş grubuna sahip olmak. Paha biçilemez.
Çocukluğum ve oyun dendiğinde ilk aklıma gelen yer Akatlar. Neredeyse üniversite ikinci sınıfa kadar bahçeye çıktık orada:)  Evet evet aynen, ne zamanki çalışmaya başladım, bir çok şey gibi baheye çıkmakta azaldı. Ne yapalım hayatın kuralı bu heralde...
Ne çok oynardık bahçede. En çokta saklabaç oynamayı severdik. Sıkılınca bir salıncağa en az 5 kişi binerdik, ayakta, kucak kucağa. Hiç korkmazdıkki düşmekten, zaten düşüncede birşey olmazdı, kahkahalarla gülerdik.
Dansa davet oynardık. En az 5 kız 5 erkek. Sona kalana ceza verirdikte, neydi hatırlamıyorum. Eğlenceli, bol gülmeli dansa davet...
Lastik atlardık, amma da yorulurduk. Paten kayardık. Duvara oturup çekirdek çitlerdik. Hava soğuksa evde toplanır, saatlerce süren kutu oyunları oynardık. Katil Kim, Zor Hedef, Define Adası... Hiçbir bilgisayar oyunu bu oyunların yerini dolduramaz.

Yazları çocukluğumun ve genşliğimin en tatlı anılarının geçtiği Altonova'ya giderdik. Çok çok kalabalık olurduk. Okul kapanır kapanmaz soluğu orada alırdım. Grubumuz tamamlanınca da en az 15 kişi!!! Kalabalık olmak ne güzeldir.
Aslında yazının konusu en sevdiğim çocukluk arkadaşımla oynadığım oyunlar ama olsun. Benim en sevdiğim tek bir adet çocukluk arkadaşım yokki.... Hangisini yazabilirimki.
Çocukken çok saftık. Birbirimize kızardık, sonra hemen barışırdık. Uzatmazdık hiç. Kaldığımız yerden devam ederdik.

Alış veriş merkezi nedir bilmezdik hiç. Yoktuki. Cep telefonu hele, okuldaki en yakın arkadaşımla sokakta yürürken telefon ile konuşmak en büyük hayalimizdi... Olmaz derdik oldu. Görüntülü konuşmak sadece filmlerde olur derdik. Uzakta olduğu için aylarca bilgisayarlarımızdan görüntülü konuştuk, oldu.
Yakında uçan arabalarda çıka bu gidişle !!!





Popüler Yayınlar