DAĞLARIN ARASINDA BİR İSTANBUL

Artık havalar ısındı, yaz yaklaştı iyice. Dolayısıyla kendini dışarı atmalar, hava alacak mekanlara gitmek istemeler, mangal hayalleri, yazlığa gitmek talepleri de arttı. Haftasonu ne yapsak, ne etsek, nerelere gitsek diye düşünceler, düşünenler de....
Bu Pazar, kahvaltı için oldukça güzel, keyifli bir mekan bulduk. Riva’da Kulindağ Dağ Evi. Kulindağ Dağ Evi, Kavacık ile Riva arasında, Mahmut Şevket Paşa köyü çıkışında bulunuyor. Köye kadar gidiş oldukça rahat. Tem Kavacık çıkışından Riva'yı takip ederek,  dümdüz gidiyorsunuz. Köyün mezarlığını geçtikten sonra tesisin küçücük tahta tabelasını görmek için şahin gözlere ihtiyacınız varJ . Mezarlıktan sonra köy çeşmesine varıp, hemen sağdan bir dağ yolu görünce, oraya giriveriyorsunuz. Kulindağ Chalet’ye hoşgeldiniz.
Sadece kahvaltı mekanı değil, istenirse orman içinde  betonsuz beş ahşap konaklama evi var. Manzaları enfes. Tamamen dağ ve orman içinde kaybolmuş. Konfor aramıyorsanız, gece konaklamakta çok keyifli olur düşüncesindeyim. Biz konaklamadık, kahvaltı yaptık. Açık büfe olan kahvaltıda, ilk bakışta özel hiçbir şey yok.  Birkaç peynir çeşidi, salatalık, domates, zeytinler, büfe sonuna doğru değişik reçeller. Ammmaaaa bir ekmek tezgahı var ki. Anlatılmaz yaşanır, yenir yutulur cinsten. Çikolatalı ekmekten, mercimeklisine, sucuklu pizzasından, kıymalı, kaşarlı poğaçasına kadar çok çeşitli ekmekler, enfes, sıcak sıcak mideye J. Bu arada küçük bir tiyo veresim var. İlk ekmekler 09:30'da çıkıyor, sımsıcak, hemen doymamakta fayda var çünkü sonra 12:00 'ye kadar hep yeni ve değişikleri geliyor tezgaha...Çaylar da çok taze.  İsterseniz sıkma portakal suyu da geliyor.
Ilık bir esinti eşliğinde keyifle kahvaltınızı yapıyorsunuz. Biz tabiki kuzuyla gittik. Pek çocuklar için aktivite olmadığından arkadaş ile gitmenizi tavsiye ederim. Sıkılabiliyorlar. Kahvaltımızı bitirdikten sonra doğa çocuğu! kuzu eşliğinde etrafı keşfe çıktık. Önde kuzu arkada bizler, ormana girebilmek için önce uzuuun merdivenleri çıktık, sonra küçük patika bir yoldan ormana daldık. Etrafta enfes çiçek kokuları vardı. Sanırsınki çiçek parfümü şişesindesin, enfes. Kuş cıvıltıları arasında, dar yoldan yürüdük yürüdük... sonunda harika bir papatya tarlasına ulaştık. Gerçekten de filmlerdeki papatya tarlalarını aratmayanlardandı. 
Keyifli bir pazar kahvaltısı yapıp, temiz havadan faydalanmak isteyenlere göre bir yer. Ancak çok talep gördüğünden mutlaka ve mutlaka gitmeden önce rezervasyon yaptırmak gerek, sonra pazar pazar yeni bir yer arama ihtimali oldukça yüksek.
Birde buraya neden Kulindağ dendiğini anlatasım var. Kulindağ ile ilgili linkleri okurken Vatan Gazetisinde gördüm, Niye adı Kulindağ? Çünkü babaları Trabzon Maçka’lı ve burayı aldıktan sonra hep çocukluğunun yaylası Kulindağ’a benzetirmiş. Çocukları Deniz ve İsmail babalarının hatırasına buraya Kulindağ Dağ Evi ismini vermiş. 
Sevgiler....

Popüler Yayınlar