LATTE Mİ? BEYAZ ÇAY MI?
Pazartesi gününden beri sol gözüm seyirip duruyor. Ama öyle böyle değil, sanki gözüm yerinden çıkacak. Bilindiği üzere göz seyirmesi halk arasında sağ göz sağlığa, sol göz varlığa olarak yorumlanır. Bende varlığa yordum ama daha bugün ayın 10'u, hesapta pek varlık yok :). Neyse geyiği bırakayım, sadete geleyim, öyle çok seyirdiki internetten küçük bir araştırma yaptım.
Göz seyirmesinin en birinci sebebi fazla tüketilen kafeinmiş yani kahve, ikincisi stres, üçüncüsüde vücut direncinin düşmesi olarak yazıyor. Teşhisimi kafein tüketiminden yana koydum. Her sabah Gloria Jean's'in harika lattesi ile işe başlıyorum. Öğle arasında yine oradayım. Akşamda pek sevgili arkadaşım, komşum Sevto'mun aldığı Cafessimo'mda yaptığım expressolar ve cappucinolar fazla geldi. O sebeble pazartesi gününden beri kahve tüketimini günde bir latte ve de-cafein olarak belirledim.

Reklamları geçtik.
Gerçekten farketti. Dün tüm gün boyunca hiç durmadan seyiren sol gözüm bugün sadece bir sefer attı. Asıl sorun kahve yerine ne içeceğim. Masamda mutlaka suyun dışında sıcak bir içecek olsun istiyorum. Gerçi ben bitirene kadar soğuyor ama olsun.
Kahveye alternatif olarak BEYAZ ÇAY denemeye karar verdim. Ne çok faydası varmış bu beyaz çayın....Öncelikle siyah ve yeşil çaydan farklı olarak hiç işlem görmüyormuş. Bu çayın, bahar aylarının başında, henüz tomurcuk halindeyken üst yaprakları tek tek toplanıyor ve hiç işlemsiz tek tek kurutuluyormuş. İşlem görmediği içinde kaşetin adı verilen bir antioksidan muhafaza ediyormuş. Adınıda tomurcukların üzerindeki beyaz tüycüklerden alıyormuş. Okuyunca kulağa hoş geliyor bence.
Beyaz çayın faydalarıda çok. İçinde antioksidanlar olduğu için cilde çok iyi geldiği söyleniyor. Hatta bir araştırmada beyaz çayın cilt üzerinde kullanmanın, güneş ışınlarının yaptığı hasarı en aza indirdiği ve yaşlanmanın ciltteki etkilerini geciktirdiği sonucu elde edilmiş.
İlgilimi çeken bir diğer faydası ise zayıflamaya yardımcı olduğu. İçindeki polifenoller ve kafein ile zayıflamaya yardımcı oluyormuş. Bu polifenoller yağ hücresi oluşumunu baskılayıp, vücutta yağ birikimini önlüyormuş ve bilindiği gibi,kafein metobolizmayı hızlandırıyor.
Ek olarak virüs öldürücü özelliği varmış. Tansiyon ve kolestrolü düşürüyormuş. Beyaz çay tüketenlerde kemik erimesi daha az görülüyormuş.
Ancak her fazla tüketilen şey gibi, aşırı tüketildiğinde uykusuzluk, sinirlilik, çarpıntı ve baş ağrısına sebeb olabiliyormuş. AMA GÖZ SEYİRMESİNE NEDEN OLMUYORMUŞ!!!:)
Nasıl hazırlayacağız?
Aslında şifalı bitki uzmanları demle usulu yapılmasını öneriyorlar.

Ben, Doğadan'ın portakal çiçeği beyaz çayını aldım, lezzetli!
AMA O GÜZEL LATTELERİN YERİNİ TUTMUYOR !!!!!
Yorumlar