Böğürtlen Kışı : Okunası sabun köpüğü kitap

Okurken sanki film seyreder gibi olduğum, sayfalarını heyecanla çevirdiğim ve kahramanın duygularını net bir şekilde anladığım kitapları seviyorum. 
Hani sabun köpüğü diziler varya, insan seyrederken, aklı dağılıyor, bende, zaman zaman, öyle kitaplar okumayı istiyorum. Beynimi fazla yormadan, okumaktan zevk alacağım kitaplar....İçinde entrikalar olmayan, düz kitaplar....
ğürtlen Kışıda aynen öyle düz bir romandı benim için. Her sayfasını duygulanarak okuduğum, sanki film seyreder gibi seyrettiğim bir kitap.  Sarah Jio, kitaptaki kişileri, mekanları öyle güzel tasfir etmiş, olayları öyle güzel anlatmışki, bu basit kitabın büyüsüne kapılmamak mümkün değil.
ğürtlen kışı, mayıs ayında yağan karla başlıyor. Geçmiş ve bugünün paralel olarak anlatıldığı, anne olmanın güzelliğinin, aşkın, tarihin ve sırların birbirine geçtiği çok akıcı, hoş bir roman.  Okurken her iki kahramında duygularını yaşıyor, düşüncelerini anlıyorsunuz. Hatta kimi zaman, sanki onların yanında görünmez olarak bulunuyor, olaylara görünmez kişi olarak şahitlik ediyorsunuz. İnsanı o kadar içine çekiyor. Özetle yavrularını değişik şekiller de kaybeden iki anneden bahsediyor.Akıcı bir dille yazılmış, rahat okunan bir kitap amaaaa başta da dediğim gibi sabun köpüğü kitaplardan.
Kitabın ilk sayfalarından sonunun ne olacağını anlıyorsun ama olsun, insanı rahatlatıyor, içini ısıtıyor.
Büyük beklentileriniz yok ve vaktiniz varsa, hoş bir hikaye okumak, okurken hikayenin içine dalmak ve de entrikalardan uzak kalarak, çokda kendinizi yormak istemiyorsanız, Böğürtlen Kışı’nı kaçırmayın derim. 

Popüler Yayınlar